2-BUZULLAR

Kutuplarda ve dağların yüksek kesimlerinde yağan karlar sıcaklığın düşük olmasından dolayı erimeden orda kalır. Sürekli yerde kalan kar örtüsüne kalıcı kar ya da daimi kar denir. Dikey kesitte kalıcı karların başladığı sınıra da kalıcı kar sınırı denir. Kalıcı kar sınırının yükseltisi ekvatordan kutuplara doğru gittikçe alçalır.
Kalıcı karların üzerine biriken kar örtüsünün basıncıyla karlar sıkışarak sertleşir ve buzulları oluşturur. Buzullar kutuplarda ve dağların yüksek kesimlerinde bulunurlar. Günümüzde kutuplarda olmayıp ta alçak yerlerde rastlanan buzul şekilleri daha önceleri yaşanmış olan bir buz devrinin eseridir.
Buzullar bulundukları yere göre isimlendirilirler. Dağların doruklarında ve yamaçlarında bulunan çukurlukları kaplayan buzullara sirk buzulu, dağların zirvelerini kaplayan buzullara takke buzulu, vadilerde oluşanlara vadi buzulu, çok geniş alanların yüzeylerini örten buzullara da örtü buzulu denir. Deniz içerisinde yüzen buzul parçalarına Buzdağı (aysberg) adı verilir.

 

BUZUL AŞINDIRMA ŞEKİLLERİ

Buzulların hareketleri sırasında yeryüzünü şekillendirmeleri sonucu oluşan şekillere buzul aşınım şekilleri denir.

1-Sirk Çukuru

Dağların doruklarına yakın yerlerdeki yamaçlardaki küçük çukurlar içine yerleşmiş olan buzulların, ağırlıkları ile bu çukurları aşındırarak ve genişleterek yapmış oldukları çanak şeklindeki yeryüzü şekilleridir. Boyutları genellikle 50 metre olduğu gibi bazıları birkaç km’yi bulabilmektedir.

2-Buzul Vadisi

Dağların yamaçlarından hareket eden buzulun tabanını aşındırması sonucu oluşan “U” biçimindeki oluklardır. Bunlara tekne vadi de denmektedir. 

3-Hörgüç Kaya

Kayaların yumuşak kısımlarının buzullar tarafından aşındırılıp sert kısımlarının tümsekler şeklinde kalması sonucu oluşan yeryüzü şekilleridir. Oluşumlarında farklı dirençteki kayaların etkisi vardır.


BUZUL BİRİKTİRME ŞEKİLLERİ

Buzulların aşındırarak aldıkları malzemeleri eridikleri yerlerde biriktirmesiyle oluşan şekillerdir.

1-Moren

Buzulların taşıdıkları malzemeleri eridikleri yerlerde üst üste biriktirmesi sonucu oluşan setlerdir. Bu setlerin içinde eriyen buzulların sularının birikmesiyle moren set gölleri oluşur.

2-Sander Düzlükleri

Buzulların biriktirdiği malzemelerin buzuldan beslenen akarsular tarafından taşınarak eğimin azaldığı yerde biriktirmesi sonucu oluşan düzlüklerdir.

3-Drumlin

Buzulların erime bölgesine yakın yerlerde iklim ve beslenme şartlarına bağlı olarak sarkan sonra tekrar geri çekildiği yerlerde birikerek oluşan yassı tepeciklere denir.

 

3-DALGA VE AKINTILAR

Deniz yüzeyinde meydana gelen salınımlara dalga denir. Dalgalar dünyanın dönmesi ve rüzgarların etkisi ile oluşur. Deniz ve okyanus sularınının bir yerden başka bir yere hareketine akıntı denir. Kıyı boyunca etkili olan akıntılar kıyılarda aşındırma ve biriktirme şekilleri oluştururlar. Akıntıların oluşmasında etkili olan faktörler aşağıda açıklanmıştır.

 

Akıntıların Oluşumunda Etkili Olan Faktörler

1-Yoğunluk farkı: Deniz ve okyanus suları birbirinden farklı yoğunlukta olmaktadır. Su sıvı ve akıcı bir madde olduğu için yoğunluğu az olan su kütlesi ile yoğunluğu fazla olan su kütlesi arasında suyun hareketi olacaktır ki buna akıntı denir. Bu akıntıda yoğunluğu fazla olan sular alttan, yoğunluğu az olan sular ise üstten doğru hareket etmektedir.

2-Sıcaklık farkı: Dünyanın şeklinden ve dolayısıyla güneş ışınlarının geliş açısından dolayı farklı bölgelerdeki deniz ve okyanusların sıcaklıkları farklıdır. Farklı sıcaklıklara sahip su kütleleri arasında akıntılar meydana gelir. Sıcaklığı fazla olan su kütlesi üstten, sıcaklığı az olan su kütlesi ise alttan hareket eder.

3-Tuzluluk farkı: Farklı sıcaklıklara sahip deniz ve okyanusların tuzluluk oranlarıda farklıdır. Sıcak yerlerdeki sular soğuk yerlerdeki sulara göre daha tuzludur ve farklı tuzluluğa sahip sular birbirleri ile karışıma geçer. Tuzlu olan su ağır olup alttan, daha az tuzlu olan su ise üstten hareket ederek akıntıları oluştururlar.

4-Seviye farkı: Dünyanın çeşitli yerlerindeki deniz ve okyanusların beslenme kaynakları birbirinden farklıdır. Bazı denizler daha yağışlı bölgelerde olmakta ve daha fazla akarsu tarafından beslenmektedir. Böylece seviyesinde yükselme olur. Deniz ve okyanuslar birbirlerine bağlantılı oldukları için hepsinin seviyesi birbirine eşittir. Ancak bazıları daha fazla beslenip suları yükselmekte ve bu fazla sularını diğer deniz ve okyanuslara aktarmaktadır. Böylelikle okyanus ve denizlerde akıntılar oluşmaktadır.

5-Sürekli rüzgarlar: Sürekli rüzgarlar akıntıları oluşturan ve onlara yön veren önemli bir etkendir. Akıntılar rüzgarın yönünde hareket edip rüzgarın hızına göre hızlanmakta ve rüzgarın etki süresine göre etkili olmaktadırlar.

6-Gelgit olayı: Gelgit olayının etkili olduğu kıyılarda şiddetli akıntılar oluşmakta ve aşınım birikim şekilleri oluşturmaktadır.

 

Dalga ve Akıntıların Oluşturduğu Şekiller

Dalga ve akıntılar kıyı boyunca aşındırma yaparlar. Bu aşındırmada taşıdıkları malzemeleri kıyıya çarpmalarıda etkilidir. Aşınan malzemeleri ise sığ yerlerde biriktirerek birikim şekilleri oluştururlar.

1-Kıyı oku: Dalga ve akıntıların taşıdıkları malzemeleri kıyıdan denize doğru çıkıntı yapacak şekilde biriktirmesiyle kıyı okları oluşur.

2-Kıyı seti: Dalga ve akıntıların taşıdıkları malzemeleri kıyıya yakın bir yerde kıyı boyunca biriktirmesi sonucu kıyı setleri oluşur.

3-Lagün: Koyların önünün kıyı oklarıyla kapanması sonucu koylar denizden ayrılır ve lagünler oluşur. Eskiden denize ait olan ve lagün oluşumu ile denizden ayrılan su kütlesine lagün gölü ismi verilir. Türkiye'de Durusu (Terkos) gölü, Büyük Çekmece gölü ve Küçük Çekmece gölü bu tür göllerdendir.

4-Tombolo: Kıyı oklarının gelişerek kıyıya yakın bir yerdeki kara parçasını karaya bağlamasıyla oluşurlar. Türkiye'de ki en güzel örneği Kapıdağ Yarımadasıdır.

5-Kıyı kumsalları (Plajlar): Suların kara ile temas alanlarında sular tarafından getirilen malzemenin birikmesiyle oluşan uzun ince kum şeritleridir.

6-Falez (Yalıyar): Yüksek kıyıların bulunduğu yerlerde dalga ve akıntıların yüksek kıyının alt kısmını oyması ve altı oyulan kısmın çökmesi sonucu kıyılarda diklikler oluşur. Bunlara falez ismi verilir. Falezlerin oluşumunda epirojenezinde etkisi vardır. Şayet çok yüksek olmayan bir kıyıda falez oluşumu gözlenmezken, epirojenez sonucu kara ve beraberinde kıyı yükselir. Yükselen kıyıda dalga ve akıntıların aşındırıcı etkisi başlayıp falezler oluşur. Türkiye'de Akdeniz ve Karadeniz kıyılarında falezlere sık rastlanır.

 

 

Anasayfaya git

 

 


Soru sor

 

Aradığını bul

Sayfanın altına
Yorum yaz

 

Kanalımıza abone ol

 

Facebook'tan takip et

 

Bütün konulara bak

 

 

 

 

 


Lise Coğrafya Dergisi öğrencilere hizmet eden ücretsiz sitedir. İçeriğimizin tamamı özgündür. Sitemiz okula yardımcı kaynaktır. Sitemizde ki hiç bir veri kopyalanamaz ve kullanılamaz, ancak kaynak gösterilerek ve bilgi vererek kullanabilirsiniz. Kaynak göstererek kullanma hakkı sadece öğrencilere aittir. Ticari amaçla kopyalanması, basılması, yayınlanması kesinlikle yasaktır.