class "kapsulicerik_icsol1" İçeriği Buraya Gelecek

NÜFUS VE NÜFUSUN ÖZELLİKLERİ

Sınırları belli bir alanda yaşayan insan sayısına nüfus denir. İnsanlar doğal çevreyle sürekli etkileşim içinde olup doğal çevrenin şartlarına göre yaşamlarını sürdürürler. Doğal çevre insanı etkilediği gibi insanda doğal çevreyi etkiler. İnsanlar topluluk halinde yaşadığı için doğal çevreyle etkileşimi oldukça önemlidir. Dünya nüfusu arttıkça bu etkileşimde oldukça kuvvetlenmiştir. İnsan-doğal çevre etkileşimi söz konusu olduğu için nüfusun miktarı oldukça önemlidir. Doğal kaynak tüketiminin artması nüfusun artmasıyla doğru orantılıdır ve bu bakımdan nüfusun miktarını bilmek geleceğe yönelik planları yapmayı kolaylaştırır. Sadece doğal çevre değil nüfus miktarı küçük yada büyük toplulukların birbirleri ile olan münasebetlerinide etkiler. Dünya üzerinde nüfus çeşitli faktörlere bağlı olarak değişik yerlerde ayrı ayrı gruplar halinde dağılmıştır. Nüfuslarının miktarı ve özellikleri bu toplulukların üretimlerini, tüketimlerini, ekonomisini, ordu gücünü vs. etkilemiştir. İster doğal çevre olsun ister beşeri çevre olsun nüfusun miktarını ve özelliklerini bilmek büyük önem arzeder.

Nüfusu kalabalık olan ülkeler siyasi anlamda güç gösterirler. Ayrıca savaşlarda da nüfusun çok olması avantaj sağlamaktadır. Nüfusun çok olması bir ülkenin büyük bir pazar olmasınada sebep olur. Başka ülkeler ürettiklerini nüfusun çok olduğu ülkelerde satmak isterler. Nüfusun fazla olması bazı ülkelerde işsizlik, geçim sıkıntısı gibi sorunların ortaya çıkmasını ve beraberinde hırsızlık, kaçakçılık, dolandırıcılık, uyuşturucu madde bağımlılığı gibi sorunlarında çıkmasına sebep olur. Sadece nüfusun miktarı değil özellikleride önemlidir. Genç nüfusa sahip olan bir ülke ekonomisi daha dinamik olur. Günümüzde Almanya gibi bazı ülkeler ekonominin gelişmesi için sanayilerde gerekli üretimi yapabilecek genç nüfus azlığından yakınmaktadır. Nüfusun yaş yapısıda askere gideceklerin, okula başlayacakların, emekli olacakların miktarını belirlemede önemlidir.

 

Nüfus Sayımları

Çeşitli sebeplerden dolayı tarih boyunca nüfus sayımları yapılmıştır. Eski ve günümüze göre nüfus sayımlarının yapılma amacı ve yapılış şeklinde bir takım değişiklikler meydana gelmiştir. Nüfus sayımlarının ilk olarak 6000 yıl önce Çin'de yapıldığı tahmin edilmektedir. Ancak bu konuda herhangi bir somut delil yoktur. Bunun dışında 4500 yıl öncesine ait kil tabletler, Umma (Mezopotamya/Irak) Antik Kenti'nde nüfus sayımı anlamına gelebilecek ciddi bir çalışma olduğunu gösteriyor. MÖ 435 yılında Roma İmparatorluğunda periyodik olarak nüfus sayımları yapılmaya başlanmıştır. Bu sayımların amacı daha çok vergi mükelleflerini ve asker sayısını belirlemek için yapılmıştır. Ancak insanlar vergiden ve askerlik görevinden kaçma amacıyla nüfus sayımlarından kaçtığı için bu dönemin sayımları doğru sonuçlar vermemiştir. Hristiyan toplumlarında evlenme ve vaftiz kayıtları ile İslam tarihinde Hz. Ömer'in halifelik döneminde tutulan memur kayıtları önemli nüfus istatistiklerindendir.

1445 yılından sonra Osmanlı Devleti her 30-40 yılda bir askeri ve ekonomik gücü belirlemek amacıyla nüfus sayımlarına ve arazi tahmin çalışmalarına başladı. Yukarıda tarih boyunca yapılan nüfus sayımları yazmaktadır. Bu nüfus sayımları ülkenin tamamında düzenli olarak yapılan sayımlar değildir. Bunlar bölge bölge yapılan düzenli aralıklara sahip olmayan sayımlardır.

Genel nüfus sayımları ilk olarak 1965 yılında İngilizler tarafından Kanada'da yapılmıştır. Genel nüfus sayımlarını periyodik bir biçimde ilk önce İsveç Krallığı'nda 1748 yılında yapılmıştır. Dünya toplam nüfusunun öğrenilebilmesi ancak 20.yüzyılda bütün ülkelerin nüfus sayımı yapmaya başlamasıyla anlaşılmıştır.

 

Günümüzde Nüfus Sayımlarının Yapılma Amaçları

1-Nüfus miktarını belirlemek
2-Nüfusun yaş gruplarına göre dağılımını belirlemek
3-Nüfusun cinsiyet durumunu belirlemek
4-Nüfusun iş durumunu belirlemek
5-Nüfusun eğitim durumunu belirlemek
6-Nüfusun kır ve kentlere göre dağılımını belirlemek
7-Nüfus hareketlerini (göçleri) saptamak

 

NÜFUSUN DAĞILIŞI

Nüfus dünyanın her tarafına eşit bir şekilde dağılmamıştır. Dünyanın bazı yerlerinde bazı şartlardan dolayı nüfusun daha fazla olduğu görülür. Nüfus hem yatay olarak çeşitli bölgelerde dağılmış hem de dikey yönde yüksek dağlık yerlerle alçak yerlerde dağılış göstermiştir. Tabiki yatay ve dikey yönde bazı yerlerde fazla bazı yerlerde az olmuştur. Kabaca çok yüksek yerlerle çok soğuk yerlerde nüfusun az olduğu görülür. Bunun yanında nüfusun dağılışını etkileyen bir çok faktör olup bunlardan aşağıda bahsedilmiştir.

 

NÜFUSUN DAĞILIŞINI ETKİLEYEN FAKTÖRLER

A-Doğal Faktörler

1-İklim: Ekvator bölgesi çok sıcak ve nemli bir yer olduğu için nüfusun az olduğu yerlerdendir. Buralarda insanlar yüksek yerlerde yerleşmişlerdir. Yükseldikçe sıcaklık ve nem azaldığı için insan yaşamına daha müsait yerler bu bölgede yüksek alanlar olmuştur. Kutba yakın yerlerde ise sıcaklık çok az olduğu için insan yaşamına elverişli değildir. Kutba yakın yerlerde nüfus oldukça az olmuştur. Kutuplarda ise insan yaşamı görülmez. Kutba çok yakın bazı yerlerde sadece madencilikle uğraşanların bulunduğu köy yerleşmeleri görülür. İklim olarak insan yaşamına en elverişli yerler orta kuşakta hakim olan ılıman iklim koşullarıdır. Nüfusun en yoğun olduğu yerlerin orta kuşak olması iklim faktörünün nüfus dağılışına büyük etki yaptığını gösterir. Orta kuşak hem ılıman iklim özelliği ile hem de dört mevsim yaşanması ile insan yaşamına en elverişli yerdir.

2-Yer şekilleri: Ekvator bölgesi dışında dünyanın hiç bir yerinde çok yüksek ve engebeli yerler fazla nüfuslanmamıştır. Yükseldikçe sıcaklığın azalmasından dolayı yüksek yerlerde fazla nüfus bulunmaz. Yüksek yerler çoğunlukla engebeli yerler olduğu için bu faktörden dolayı da nüfus seyrektir. İnsan tüm faaliyetleri için düzlük yerleri tercih eder. Eğimin çok olduğu yerlerde nüfusun seyrek olduğu yerlerdendir. Bazı bölgelerde bakı faktörüde nüfus dağılışını etkiler. Dağların güneşi gören tarafı ile rüzgar almayan tarafları insanlar tarafından daha çok tercih edilen yerlerdir.

3-Kara ve denizlerin dağılışı: İnsanların yaşam alanlarını karalar oluşturur. Okyanus ve denizlerin olduğu yerlerde insanlar yaşamaz ve bu durum nüfusun dağılışını etkilemiştir. Güney yarım kürede karalar çok az yer kapladğı için nüfusun çoğu kuzey yarım küre karalarında bulunur.

4-Toprak özellikleri: İnsanların bir kısmı geçimini toprağa ektiklerinden sağlamaktadır. Bu yüzden verimli toprakların olduğu yerlere yerleşmişlerdir.

5-Su kaynakları: En eski yerleşim yerlerinin bulunduğu bölgeler genellikle akarsu kenarları olmuştur. Su insanlar için vazgeçilemez ihtiyaçtır. Geçmişte olduğu gibi günümüzde de akarsu kenarları, göl ve deniz kenarları nüfusun yoğun olduğu yerlerdendir.

6-Yer altı kaynakları: Madenler ve enerji kaynakları insanların ihtiyaçlarındandır. Özellikle sanayi devriminden sonra aşırı derecede enerjiye olan ihtiyaç artmış ve enerji kaynakları ile madenlerin çıkarıldığı yerlerde nüfus artmıştır. Türkiye'de Zonguldak maden kömürünün çıkarıldığı yerdir. Maden kömürü burada demir çelik sanayisinde kullanılmaktadır. Maden ocaklarında ve sanayide çalışan insanlar buralara yerleşmişlerdir.

7-Bitki örtüsü: Sık ormanlık alanlar yerleşme açısından uygun değildir. Özellikle ekvatoral bölgenin zengin ormanlık alanları nüfusun en seyrek olduğu yerlerdendir.

 

B-Beşeri Faktörler

1-Ulaşım: Ulaşımın yapılamadığı yerlerde nüfus azdır. İnsanlar ihtiyaçları gereği bir yerden başka yere gitmek zorundadır. Bu yüzden ulaşımın geliştiği yerlerde nüfus artmıştır. Ulaşımın geliştiği yerde nüfus arttığı gibi bazen önce nüfus artar ve buna bağlı olarak orada ulaşım gelişir.

2-Sanayi: Sanayinin geliştiği yerlerde nüfus yoğunlaşmıştır. Sanayi devrimiyle beraber şehirleş hızla gelişmiş ve sanayinin olduğu yerlere aşırı derecede göç gelmiştir. Ülkemizde İstanbul sanayi ile hızla göç alıp nüfusu artan yerlere örnek gösterilebilir.

3-Ticari faaliyetler: Alış verişlerin fazla olduğu, pazar yerlerinin kurulduğu ticaretin yoğun olduğu yerler fazla nüfuslanmıştır.

4-Turizm: Bazı yerler turizm açısından hareketli olup geçici nüfus almıştır. Yılın belli dönemlerinde nüfus artış gösterir. Bunun yannda turizmin geliştiği yerlerde sürekli yerleşmelerde görülür. Turizm gelirlerinden yaşamlarını sürdüren insanlar buralara sürekli yerleşmişlerdir.

5-Tarihi özellikler: Bazı şehirlerin tarihi bir geçmişi olduğu için nüfusu fazladır. İstanbul bir çok medeniyete ev sahipliği yaptığı için tarihi değeri olan bir şehirdir. İstanbul birçok millet tarafından ziyaret edilmekte ve hatta bu özelliğinden dolayı göç almakta ve nüfusu artmaktadır.

6-Eğitim olanakları: Eğitim olanaklarının geliştiği yerlerde nüfus artmıştır.

7-Tarım: Tarım için uygun olan iklim ve toprak özelliklerine sahip bölgelerde tarım faaliyetleri gelişmiştir. Bazı insanların geçim kaynağı tarım olduğu için tarım faaliyetlerinin yoğun bir şekilde yapıldığı yerlere bu insanlar yerleşmişlerdir.

 

NÜFUS YOĞUNLUĞU

Belirli bir alanda bulunan insan sayısının o alana oranına nüfus yoğunluğu denir. Bazı yerler aşırı derecede nüfuslanmış bazı yerler ise seyrek nüfuslanmıştır. Nüfusu fazla olan bir yerin yüzölçümü az ise orada nüfus yoğun olur. Bir yerde nüfusun yoğun olup olmaması önemlidir. Nüfusun yoğun olması o bölgede metrekareye daha fazla insan düşmesi anlamına gelir. Nüfus yoğunlu hesaplanırken çeşitli ölçütler kullanılmıştır. Birbirinden farklı amaçlarla yapılmış nüfus yoğunlukları vardır. Bunlardan aşağıda bahsedilmiştir.

 

Nüfus Yoğunluğu Hesaplamaları

Nüfus yoğunluğu aritmetik, tarımsal ve fizyolojik olmak üzere 3 şekilde hesaplanır.

 

1-Aritmetik Nüfus Yoğunluğu:

Bölgedeki nüfusun bölgenin yüzölçümüne bölünmesiyle bulunur. Yani nüfusun yüzölçümüne oranıdır.

 
2-Tarımsal Nüfus Yoğunluğu:

Bölgedeki tarımla uğraşanların o bölgedeki tarım alanlarına oranıdır. Yani tarımla uğraşan kişi sayısının tarım alanına bölünmesiyle bulunur.

 

3-Fizyolojik Nüfus Yoğunluğu:

Bölgedeki tarımla uğraşanların bölgenin yüzölçümüne bölünmesiyle bulunur. Yani tarımla uğraşan nüfusun yüzölçümüne oranıdır.

 

 

 

class "kapsulicerik_icsag1" İçeriği Buraya Gelecek


Lise Coğrafya Dergisi öğrencilere hizmet eden ücretsiz sitedir. İçeriğimizin tamamı özgündür. Sitemiz okula yardımcı kaynaktır. Sitemizde ki hiç bir veri kopyalanamaz ve kullanılamaz, ancak kaynak gösterilerek ve bilgi vererek kullanabilirsiniz. Kaynak göstererek kullanma hakkı sadece öğrencilere aittir. Ticari amaçla kopyalanması, basılması, yayınlanması kesinlikle yasaktır.