BASINÇ

Yerçekimine bağlı olarak her maddenin belli bir ağırlığı vardır. Maddelerin ağırlıkları oranında bulundukları yere uyguladıkları kuvvete basınç denir. Yani birim alana uygulanan dikey yöndeki kuvvete basınç denir.

Atmosferde bulunan gazlarında belli bir ağırlığı vardır ve yerçekimi etkisiyle bu gazlar bulundukları yere basınç uygular. Atmosferin uygulamış olduğu bu basınca atmosfer basıncı yada hava basıncı denir. Atmosfer basıncı iklim ve hava olaylarında önemli etkiler yapar. Özellikle rüzgarların oluşumunda temel etken basınçtır.

Ortalama basınç değeri 1013mb olarak bilinir. Bu değer 45 derece enlemlerinde deniz seviyesinde ölçülmüş bir basınç değeridir. Bu değerden daha yüksek olan basınç yüksek basınç (YB), bu değerden daha alçak olan basınç alçak basınç (AB) değerleridir.

Yüksek basınç atmosferin yere daha fazla ağırlık uygulaması olarak düşünülebilir. Alçak basınç ise havanın (atmosferin) yere daha az basınç uygulaması olarak düşünülebilir. Basınç dünyanın her yerinde vardır. Ancak bazı yerlerde daha fazla, bazı yerlerde daha az olabilir.

Basınç yeryüzünde dikey ve yatay yönde dağılış gösterirken bölgeye ve zamana göre değişiklik gösterir. Bunun sebebi basıncı etkileyen faktörlerin zaman ve yere göre değişiklik göstermesidir.

 

Basıncı Etkileyen Faktörler

1-Sıcaklık

Basıncı etkileyen en önemli faktör sıcaklıktır. Sıcaklığın fazla olduğu yerlerde ısınan hava genleşerek yükselir ve yere uyguladığı basınç azalır. Soğuyan hava ise ağırlaşır ve alçalarak yere yakın yerlerde yoğunlaşır. Böylece soğuk yerlerde yüksek basınç oluşur.

Sıcaklığa bağlı olarak oluşan basınca Termik Basınç denir. Ekvator ve çevresinde sıcaklık fazla olduğu için buralarda Termik Alçak Basınç (TAB) oluşur. Kutuplar ve çevresinde sıcaklık az olduğu için buralarda Termik Yüksek Basınç (TYB) oluşur.

Sıcaklık herhangi bir yerde yıl içinde ve gün içinde değiştiği için basınç değerleride buna bağlı olarak değişir.

 

2-Dinamik Etken (Dünyanın günlük hareketi)

Dünyanın kendi ekseni etrafında dönmesi sonucu dinamik basınç alanları oluşur. Dünyanın bu günlük hareketi sırasında atmosferdeki gazlar hareketin etkisiyle savrularak belirli bazı yerlerde yoğunlaşır bazı yerlerde ise seyrekleşir. Böylelikle 30 derece enlemlerinde AB, 60 derece enlemlerinde ise YB oluşur.

 

3-Yerçekimi

Yeryüzündeki bütün maddelerin yerçekimi etkisinden dolayı ağırlığı vardır. Havanın ağırlığıda vardır ve yerçekiminin etkisine göre bu ağırlık artar yada azalır. Dünyanın kendine has geoid şeklinin sonucu olarak dünya kutuplardan basık ekvatordan şişkindir. Buna bağlı olarak kutuplarda yerçekimi ekvatora göre daha fazladır. Bu durumda yerçekiminin fazla olduğu kutuplarda havanın ağırlığıda fazla olacağı için gazlar yere doğru yoğunlaşır ve yüksek basınç oluşturur. Kısacası kutuplarda basınç fazla ekvatorda az olur.

 

4-Yükselti

Yüksekliğin fazla olduğu yerlerde gazlar seyrekleşir ve alçak basınç oluşur. Bunun iki sebebi vardır. Birincisi yükseldikçe yerçekimin etkisi azalır ve gazlar seyrekleşir. İkincisi ise yüksek dağlık alanlarda etrafı açık olduğu için gazlar etrafa yayılır ve basınç azalır.

Yüksek dağlık alanlara çıkıldıkça kulaklarımızın çınlamasında ve burnumuzun kanamasında alçak basıncın etkisi vardır. Aynı şekilde denizde dibe daldığımızda vücudumuza olan baskı derinlere inildikçe oluşan yüksek basınçtandır.

 

Termik ve Dinamik Basınç Kuşakları

Sıcaklığa bağlı olarak oluşan termik alçak basınç (TAB) alanları ve termik yüksek basınç (TYB) alanları ile, dünyanın günlük hareketinin ortaya çıkardığı savrulma etkisiyle oluşan dinamik alçak basınç (DAB) alanları ve dinamik yüksek basınç (DYB) alanlarının dünya üzerindeki dağılımı yandaki şekilde gösterilmiştir. Aşağıdaki şekildende yararlanarak bu basınç alanlarının nasıl dağıldığını inceleyelim.

Kutuplar soğuk olduğu için buralarda hava soğumadan dolayı ağırlaşarak aşağılara doğru çöker ve yüksek basınç oluşturur. Ayrıca kutuplarda yerçekiminin fazla olması da burada havanın yere daha çok çekilmesine sebep olarak yüksek basınç oluşumuna katkı sağlar. Şekil üzerinde 90 derece enlemlerinde oluşan basınç kuşakları bu şekilde oluşmuştur.

60 derece enlemlerinde dünyanın kendi ekseni etrafındaki hareketinden ortaya çıkan savrulmanın etkisiyle buradaki gazlar yükselmeye uğrar. Böylece bulunduğu bölgede hava yükseldiği için basınç azalır.

30 derece enlemlerinde yine dünyanın kendi ekseni etrafındaki hareketi ile doğan savrulmanın etkisi gazların bu sefer alçalmasına sebep olur. Böylece alçalan gazlar yeryüzüne yakın yerlerde yığılarak yüksek basınç alanlarını ortaya çıkarır. 90 derece enlemlerinden 60 derece enlemlerine gelen hava akımı 60 derece enlemlerinde yükselmişti. Bu sefer 60 derece enlemlerinden yüksekten doğru gelen hava akımı savrulmanın etkisiyle 30 derece enlemlerinde alçalmaya başlayarak bulunduğu yere basınç yapmıştır.

0 derece enlemlerinde yani ekvatorda sıcaklığın fazla olmasından dolayı alçak basınç alanları oluşur. Sıcaklıktan dolayı genleşen gazlar hafifleyerek yükselir ve bulunduğu yere yaptığı basınç azalır. Ayrıca ekvatorda yerçekimin kutuplara göre daha az olmasıda burada basıncın az olmasına etki yapmaktadır.

Sıcaklığa bağlı olarak termik basınç kuşakları oluşmuştur. Farklı basınç alanları arasında basınç farkından doğan hava akımı olur. Bu hava akımı her zaman yüksek basınçtan alçak basınca doğru olur. Bu sebeple kutuplardan ekvatora doğru bir hava akımı başlar. Ancak bu hava akımı dünyanın dönmesinden dolayı savrulmaya uğrayarak 60 enlemlerinde yükselmeye başlar. 60 enlemlerinde yükselen hava 30 derece enlemlerine geldiğinde yine dünyanın hareketinden dolayı savrulmaya uğrayarak bu sefer alçalmaya başlar. Alçalınca da yüksek basınç oluşturur.

 

 

Hava Hareketleri

Sıcaklığa bağlı olarak termik basınç kuşakları oluşmuştur. Farklı basınç alanları arasında basınç farkından doğan hava akımı olur. Bu hava akımı her zaman yüksek basınçtan alçak basınca doğru olur. Bu sebeple kutuplardan ekvatora doğru bir hava akımı başlar. Ancak bu hava akımı dünyanın dönmesinden dolayı savrulmaya uğrayarak 60 enlemlerinde yükselmeye başlar. 60 enlemlerinde yükselen hava 30 derece enlemlerine geldiğinde yine dünyanın hareketinden dolayı savrulmaya uğrayarak bu sefer alçalmaya başlar. Alçalınca da yüksek basınç oluşturur.

Basınç farklarından doğan hava akımları kuzey ve güney yarımkürelerde farklı yönlerde sapmalar yapar. Bu sapmanın sebebi dünyanın kendi ekseni etrafında dönmesidir. Dönmenin etkisiyle hava hava akımı Kuzey Yarımkürede sağa, Güney Yarımkürede ise sola doğru olmaktadır.

Aşağıdaki şekillerde basınç farklarından doğan hava hareketleri ve bunların yönleri gösterilmiştir.

 

Dikey Yönlü Hava Hareketleri

Yüksek basınç alanlarında hava alçalıcı hareket gösterir. Bu yüzden yere uygunanan basınç artar. Alçalan hava kütlesinde soğuma ve yoğunlaşma olmayacağı için yağış ta oluşmaz. Bu yüzden yüksek basınç alanlarında hava açık ve güneşlidir. 30 derece enlemlerinde yüksek basınç alanı olduğu için yağış yoktur. Bu enlemlerde çöllerin yer almasının sebebi de budur.

Alçak basınç alanlarında hava yükselici hareket gösterir. Bu yüzden yere uygunanan basınç azalır. Yükselen hava soğur ve yoğunlaşarak yağış oluşturur. Bu yüzden alçak basınç alanlarında hava genellikle bulutlu ve yağışlı olur.

 

Yatay Yönlü Hava Hareketleri

Yüksek basınç alanlarında alçalan hava kütlesi yere değdikten sonra etrafa doğru yayılmaya başlar. Yani merkezden çevreye doğru yatay yönlü bir hava hareketi başlar. Bu hareket kuzey ve güney yarımkürelerde dünyanın kendi ekseni etrafındaki hareketinden dolayı farklı yönlerde sapmaya uğrar. Kuzey yarım kürede gidiş yönünün sağına doğru sapma olurken, güney yarımkürede gidiş yönünün soluna doğru sapma olur.

Alçak basınç alanlarında basınç az olduğu için bu boşluğu çevreden gelen hava doldurur. Yüksek basınç alanlarından gelen hava dünyanın kendi ekseni etrafındaki dönüşünden etkilenerek sapmaya uğrayarak gelir. Çevreden gelen bu hava gelmeye devam ettikçe buradan yükselmeye başlar ve dikey yönlü bir hava hareketi başlar.

Kuzey ve güney yarımkürelerde sapmanın yönünü daha iyi anlayabilmek için bir takım kodlamalar işimizi kolaylaştırır. Kuzey yarım kürede ok lar "S" harfine benzer bir şekil oluştururken, güney yarımkürede "Z" harfine benzer bir şekil oluşturur.

 

 

RÜZGARLAR

Yüksek basınç alanlarından Alçak basınç alanlarına doğru olan yatay yönlü hava hareketine rüzgar denir. Rüzgarın oluşumunda basınç değerleri çok önemlidir. Daha detaylı bakarsak iki farklı basınç merkezi arasındaki hava akımı olduğunu penceresi ve kapısı açık bir oda içerisinde oluşan hava akımıyla da anlayabiliriz. Başka bir örnekte şişirilmiş bir balonun ağzının açılmasıyla balonun içindeki sıkışmış havanın dışarı çıkması verilebilir.

Rüzgarlarla ilgili bilmemiz gerekenleri; hızı, yönü, sıcaklığa etkisi, esme sıklığı ve çeşitleri olmak üzere gruplandırabiliriz.

 

Rüzgarın Hızı

Rüzgarın hızı saatte kilometre (km/saat) olarak anemometre ile ölçülür. Rüzgarın hızını; basınç farkı, basınç merkezleri arasındaki mesafe, dünyanın günlük hareketi ve sürtünme etkiler. Aşağıda bunlar detaylı bir şekilde incelenmiştir.

 

1-Basınç farkı

Merkezler arasındaki basınç farkı arttıkça rüzgarın hızı artar.

 

 

2-Basınç merkezleri arasındaki mesafe

Basınç merkezleri arasındaki mesafe arttıkça rüzgarın hızı azalır. Başlangıç ve bitiş noktaları arasındaki basınç farkı aynı olan iki vadiden uzunluğu fazla olanda rüzgar daha yavaş eser.

 

3-Dünyanın günlük hareketi

Dün yanın günlük hareketinden dolayı rüzgarlar yön değiştirirken hızları azalır.

 

4-Sürtünme

Rüzgar yeryüzüne sürtününce hızı azalır. Sürtünmenin az yada çok olması ise yeryüzü şekillerine bağlıdır. Yüksek ve düz yerlerde sürtünme az olduğu için rüzgar daha hızlı eser. Denizler üzerinde ve dağların yüksek yerlerinde rüzgarın hızlı esmesinin sebebi sürtünmenin az olmasıdır.

 

Rüzgarın Yönü

Rüzgarın yönünü; basınç merkezlerinin konumu, dünyanın günlük hareketi, yerşekillerinin uzanışı etkiler.

1-Basınç merkezlerinin konumu

Rüzgar daima yüksek basınç alanlarından alçak basınç alanlarına doğru eser. Bu yüzden yüksek basınç ile alçak basınç merkezlerinin birbirine göre konumuna göre rüzgarda o yünde eser.

2-Dünyanın günlük hareketi

Dünyanın kendi ekseni etrafındaki hareketinden doğan savrulmanın etkisiyle rüzgarların yönlerinde değişme olur. Rüzgarların yönlerinde değişmeler yani sapmalar kuzey ve güney yarımkürelerde farklı yönleredir. Rüzgarlar kuzey yarımkürede estiği yönün sağına, güney yarımkürede ise estiği yönün soluna doğru saparlar.

 

3-Yerşekillerinin uzanışı

Rüzgarlar yer şekillerinin uzanışına uyumlu bir şekilde yön alırlar. Örneğin; kuzey-güney uzantılı bir vadi içinde esen rüzgar da aynı şekilde kuzey-güney yönünde esecektir.

Rüzgarlar dağların ve vadilerin uzanış yönüne uygun yön alırlar.

 

Rüzgarların Sıcaklığa Etkisi

Rüzgarlar gittikleri yerlere geldikleri yerlerin sıcaklığını taşırlar. Yani soğuk bir yerden sıcak bir yere giden rüzgar, gittiği yerde sıcaklığı azaltır. Aynı şekilde sıcak bir yerden soğuk bir yere giden rüzgarda gittiği yerde sıcaklığı arttırır.

Öğrenciler arasında kalıp bir bilgi olarak bilinen kuzeyden esen rüzgar sıcakğı azaltır bilgisi sadece kuzey yarımkürede esen rüzgarlar için geçerlidir. Yani Kuzey yarımkürede yer alan Türkiye içinde geçerli sayılır. Dikkat etmek gerekir ki güney yarım kürede bu bilgi geçersiz olup tam tersi bir durum söz konusudur. Bu sebeple ekvatordan esen rüzgarlar sıcaklığı arttırır, kutuplardan esen rüzgarlar sıcaklığı azaltır, bilgisi daha kapsamlı ve geçerli bir bilgidir.

 

Yandaki şekilde esiş yönleri belirtilen rüzgarların sıcaklığa etkisi aşağıda verilmiştir.

1-Gittiği yerde sıcaklığı arttırır.
2-Gittiği yerde sıcaklığı azaltır.
3-Gittiği yerde sıcaklığı azaltır.
4-Gittiği yerde sıcaklığı arttırır.
5-Gittiği yerde sıcaklığı azaltır.
6-Gittiği yerde sıcaklığı arttırır.
7-Gittiği yerde sıcaklığı arttırır.
8-Gittiği yerde sıcaklığı azaltır.

 

Rüzgarın Esme Sıklığı (Frekansı)

Rüzgarın yıl içinde esme sayısına rüzgar frekansı denir. Rüzgar yıl içinde bir bölgede farklı yönlerden esebilir. Farklı yönlerden ne kadar estiğini rüzgar frekans gülleri ile belirtebiliriz.

Rüzgar frekans güllerine bakarak rüzgarın hangi yönde daha yok estiğini anlarız ve bu bilgiye dayanarak arazinin hangi yönde uzanış gösterdiğini yada basınç merkezlerinin hangi yönde olduğunu bulabiliriz. Örneğin İstanbul Boğazı kuzey doğu-güney batı uzantılı şekilde uzandığı için boğazda esen rüzgarda daha çok bu yönlerde olmaktadır. İstanbul Boğazının rüzgar frekans gülü incelendiğinde aynı boğazın uzanış yönü gibi rüzgarda daha çok kuzey doğu-güney batı doğrultusunda esmektedir.

Rüzgar yönü Esme sayısı
Doğu 10
Kuzeydoğu 80
Batı 15
Kuzeybatı 35
Kuzey 40
Güneydoğu 25
Güney 30
Güneybatı 130
 

Yukarıdaki tablodaki verilerden yandaki rüzgar frekans gülü çizilmiştir. verilere ve şekile göre en fazla rüzgar Güneybatı (GB) yönünden esmiştir. Bir yılın (365 günün) 130 gününde rüzgar bu yönden esmiştir. Rüzgarın bu yönde fazla esmesinde yerşekillerinin ya da basınç merkezlerinin etkisi vardır.

Rüzgar Çeşitleri

 

 

 

1-Sürekli Rüzgarlar

Sıcaklığa bağlı olarak ekvatorda termik alçak basınç alanı ile kutuplarda termik yüksek basınç alanı oluşmuştu. Bir de dünyanın günlük hareketi sonucunda 30 ve 60 enlemlerinde dinamik basınç alanları oluşmuştu. Termik ve dinamik basınç alanları arasında oluşan yatay yönlü hava hareketleri sürekli rüzgarları ortaya çıkarır. Bu rüzgarların yönlerinde yıl içinde yada gün içinde bir değişiklik olmadığı için sürekli rüzgarlar olarak adlandırılmıştır.

Kutuplardaki Termik yüksek basınç alanlarından 60 derece enlemlerindeki dinamik alçak basınç alanlarına doğru esen sürekli rüzgarlara kutup rüzgarları ismi verilir. 30 derece enlemlerindeki dinamik yüksek basınç alanlarından 60 derece enlemlerindeki dinamik alçak basınç alanlarına doğru esen sürekli rüzgarlara batı rüzgarları ismi verilir. Bunlara batı rüzgarları ismi verilmesinde, kuzey yarım kürede sağa doğru sapan bu rüzgarın Avrupa'nın batı kıyılarında sıcaklığı arttırması rol oynamıştır. Kutup rüzgarları ve batı rüzgarları dışında bir de Alize rüzgarları vardır. 30 derece enlemlerindeki yüksek basınç alanlarından ekvatordaki alçak basınç alanlarına doğru esen rüzgarlara Alize rüzgarları adı verilir.

 

2-Mevsimlik Rüzgarlar

Yılın farklı mevsimlerinde farklı yönlerde esen rüzgarlara mevsimlik rüzgarlar denir. Mevsimlik rüzgarların en önemlisi Muson Rüzgarlarıdır. Muson Rüzgarları Kara ve denizlerin farklı ısınmaları sonucunda kara ile deniz arasında yer değiştiren basınç merkezleri sebebiyle oluşurlar.

Musonların bir mevsim karadan denize doğru, bir mevsim de denizden karaya doğru esmesi farklı iki musonu ortaya çıkarmıştır. Bu yüzden musonları, yaz ve kış musonu olmak üzere ikiye ayırırız.

 

1-Yaz Musonu

Kuzey yarım kürede bulunan Güney doğu Asya da haziran ayı itibari ile yaz mevsimi başlar. Yazın ısınmanın çok olduğu karalarda Alçak basınç merkezi oluşurken, denizler daha soğuk olduğu için yüksek basınç merkezi konumundadır. Rüzgarlar daima yüksek basınçtan alçak basınca doğru estiği için denizden karaya doğru bir rüzgar oluşur. Bu rüzgar denizden nemli havayı karalara getirip yağış oluşturur. Bu muson yaz mevsiminde oluştuğu için yaz musonu olarak adlandırılır.

Yaz musonunun etkili olduğu yerlerde yazın bol yağış vardır. Yıl içinde düşen yağışın neredeyse tamamı yazın düştüğü için genellikle bu bölgelerde yağış rejimi düzensiz olur.

 

2- Kış Musonu

Kuzey yarım kürede bulunan Güney doğu Asya da aralık ayı itibari ile kış mevsimi başlar. Kışın soğumanın çok olduğu karalarda Yüksek basınç merkezi oluşurken, denizler kışın karalara göre daha sıcak olduğu için denizlerde alçak basınç merkezi oluşur. Bu sebeple karadan denize doğru bir rüzgar esmeye başlar. Oluşumu kış mevsiminde olduğundan bunlara kış musonu adı verilir. Kış musonu karadan denize doğru estiği için ve karalarda nem az olduğu için yağış getirmez.

 

3-Yerel Rüzgarlar

Yerel rüzgarlar günlük etkili olan ve dar alanda etkili olan rüzgarlardır. Bunlardan en önemlisi meltem rüzgarlarıdır.

Meltem Rüzgarları

Kara ve denizlerin bir de dağ ve vadilerin gün içinde farklı ısınmaları sonucu oluşan günlük rüzgarlardır. Farklı ısınmaya bağlı olarak yüksek basınç merkezleri ile alçak basınç merkezleri yer değiştirir. Buna bağlı olarak rüzgarlar da gece ve gündüz yön değiştirerek eserler.

Sıcaklığa bağlı olarak oluşan rüzgarlarda olduğu gibi meltem rüzgarlarında da kara ve denizlerin farklı ısınmaları etkili olup sıcak olan yerler Alçak Basınç (AB) alanlarıdır. Soğuk olan yerler ise Yüksek Basınç (YB) alanlarıdır. Ve rüzgar daima YB alanlarından AB alanlarına doğru eser.

Kara ve deniz meltemleri:

Kara ve denizlerin farklı ısınmalarına bağlı olarak gündüz karalar çok ısınır ve karalarda AB alanı oluşur. Denizler ise karalara göre daha soğuk olup YB alanıdır. Rüzgar daima YB'dan AB'a doğru estiği için denizden karaya doğru rüzgar eser. Buna denizden estiği için deniz meltemi denir.

Geceleri ise karalar hızla soğuyacaktır. Denizler ise daha yavaş soğudu için karalara göre daha sıcaktır ve AB alanıdır. Rüzgar bu sefer yön değiştirecek ve YB alanı olan karalardan, AB alanı olan denizlere doğru esecektir. Rüzgar karadan denize doğru estiği için buna kara meltemi denir.

Dağ ve vadi meltemi:

Kara ve denizlerde olduğu gibi dağ ve vadilerde de ısınma farkları olmaktadır. Dağlar hızlı çok ısınıp çok soğur vadiler ise az ısınıp az soğur. Bu sebeple gündüzleri dağlar çok ısınacak ve AB alanı olacaktır. Vadiler ise gündüz vakti dağlara göre daha soğuk olup YB alanı olacaktır. Rüzgarlar daima YB'dan AB'a doğru estiği için vadiden dağa doğru rüzgar eser ve buna vadiden doğru estiği için vadi meltemi denir.

Geceleri ise dağlar hızla soğuyacak fazla ısı kaybedecektir. Vadiler dağlara göre daha sıcak kalıp AB alanı olacaktır. Rüzgar daima YB'dan AB'a doğru estiği için bu sefer dağdan vadiye doğru rüzgar eser ve buna dağ meltemi denir.

 

Föhn (Fön) Rüzgarları

Deniz üzerinden gelen nemli hava kütlesinin dağ boyunca yükselerek yağış bıraktıktan sonra dağın diğer yamacında kuru hava olarak esmesiyle oluşan rüzgarlardır. Hava kütlesi yükseldikçe her 200 metrede 1 derece soğurken, alçalırken sürtünmenin etkisinden dolayı her 100 metrede 1 derece ısınır. Alçalma esnasında ısınma sürtünmenin etkisinden dolayı fazla olmaktadır. İşte bu sebepten dolayı fön rüzgarları kuru esen ısıtıcı erki yapan rüzharlardır.

Yükseldikçe her 200 metrede 1 derece soğuyan havanın alçaldıkça da yine her 200 metrede 1 derece soğuması gerekirdi. Ancak alçalma sırasındaki sürtünme kuvvetinin etkisi havanın ısınmasını hızlandırmaktadır. Bu sebeple alçalırken her 200 metrede değil de her 100 metrede 1 derece ısınmaktadır.

Fön rüzgarlarının etkileri

1-Estiği yerde havanın ısınmasını sağlar.

2-Ekinlerin erken olgunlaşmasına sebep olur. Bazen ekinlerin kurumasına sebep olur.

3-Karların erken erimesine sebep olup çığ tehlikesi oluşturur.

Avrupa'da etkili olan diğer yerel rüzgarlar:

Sirokko: Büyük Sahra'nın kuzeyinden Cezayir,Tunus,İspanya,Sicilya ve İtalya kıyılarına doğru esen sıcak ve kuru rüzgarlardır.

Hamsin: Kuzey Afrika ve Arabistan'da, güney ve güneydoğudan esen sıcak,kuru ve tozlu rüzgarlardır.

Samyeli: Sıcak,kuru ve tozlu bir rüzgardır. Arabistan'ın iç kesimlerinden kuzeybatıya doğru eser. Türkiye'de güney ve güneydoğudan eser.

Mistral: Fransa'da kuzey ve kuzeybatıdan esen soğuk kuru ve şiddetli rüzgarlardır.

Bora: Adriya Denizi,Dalmaçya ve İstiriya kıyılarında esen şiddetli, soğuk ve kuru rüzgardır.

Krivetz: Orta Avrupa'dan Balkanlara doğru esen rüzgarlardır. Sıcaklığı düşürür.

 

 

Önceki konu Sonraki konu

 

 

 

 

Anasayfaya git

 

 


Soru sor

 

Aradığını bul

Sayfanın altına
Yorum yaz

 

Kanalımıza abone ol

 

Facebook'tan takip et

 

Bütün konulara bak

 

 

 

 

 


Lise Coğrafya Dergisi öğrencilere hizmet eden ücretsiz sitedir. İçeriğimizin tamamı özgündür. Sitemiz okula yardımcı kaynaktır. Ders notlarımızı, videolarımızı, içeriklerimizi iyi takip edin. Sitemizde ki hiç bir veri kopyalanamaz ve kullanılamaz, ancak kaynak gösterilerek ve bilgi vererek kullanabilirsiniz. Kaynak göstererek kullanma hakkı sadece öğrencilere aittir. Ticari amaçla kopyalanması, basılması, yayınlanması kesinlikle yasaktır.